GENÇLİK VE İLETİŞİM

İletişim iki yönlüdür ve karşılıklı bilgi aktarımı sayesinde yapılır ancak ne yazık bizler çoğu kez gençlerle iletişim kurmaz iletişim engellerini kullanırız. Nasıl mı?

Sevgili okurlar merhaba, hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz Pazar Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramını kutladık.  Peki, Atamızın emanet etiği genliğimizi ne kadar anlıyor, dinliyor görüş ve önerilerine ne kadar dikkate alıyoruz. Bu düşüncelerle bu hafta ki yazımda gençlerimizi daha İyi Anlamak İçin ‘Gençlerle İletişim’ konusuna yer vermek istedim. Öncelikle iletişim kavramına değinmek istiyorum.

İletişim kavramı birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmakta ve kullanılmaktadır. İletişim iki yönlü olan ve en az iki insanın bir birini fark etmesiyle başlayan bir süreçti. Bundan önceki bir çok yazımda değinmiştim. Bugün özellikle gençler noktası üzerinde duracağım.

İletişim iki yönlüdür ve karşılıklı bilgi aktarımı sayesinde yapılır ancak ne yazık bizler çoğu kez gençlerle iletişim kurmaz iletişim engellerini kullanırız. Nasıl mı?

Öğüt verme: Şöyle yapma, böyle yap...Çözüm getirme: Bunu böyle yapmada şöyle yap.Yönlendirme :  Üzüleceğine otur da ders çalış.Yargılama : Sen zaten hep kolaya kaçarsın Eleştirme: Çocuk gibi davranıyorsun.Ad takma : Geri zekalı,aptal Soru sormak: Neden ?, niçin ?Araştırmak: O sana ne dedi ?İncelemek: Hanginiz önce söyledi ?Teşhis : Aslında sen öyle demek istemiyorsun...Tanı koymak : Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum…Tahlil etmek : Aslında senin derdin başka...Teskin : Aldırma boş ver…Teselli etmek : Düzelir canım,dert etme geçer,üzülme..Konuyu değiştirmek : Başka şeylerden konuşalım gibi farkında olmadan kullandığımız iletişim engelleri ile karşımızda bize bir sorununu anlatmak isteyen gence: Anlaşılmamışlık, savunmaya girme, haksızlığa uğradığını hissetme, sorununun aslında önemsiz ve saçma olduğunu düşünme, sinirlenme, direnç gösterme, isyan, çaresizlik, kızgınlık vb. duyguları yaşatırız. Oysa gencin söz konusu bu iletişim engelindense en önce Dinlenmeye, kabul edildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Peki genci dinlerken ne yapmalıyız? Sessizce dinlemeli ve bu davranışımızla onu kabul ettiğimizi göstermeliyiz. Karşımızdaki bireyi kabul ettiğimizi hissettirerek bizimle daha fazla şey paylaşmasını sağlamak için sessizlik güçlü bir sözsüz ileti olarak kullanılabilir. Hep konuşan biz olursak karşımızdaki gencin duygularını ifade etme özgürlüğünü kısıtlamış oluruz. Bundan sonraki aşamada ise karşımızdakini kabul ettiğimizi gösteren, onu anlamamıza yardımcı olan aktif dinleme yöntemidir. Bu yöntemde yargılama ve analize yer yoktur. Aktif dinleme karşımızdaki gencin söylediğini ya da söylemek istediğini kendi kelimelerimizle ona geri iletme biçiminde kullanılır. Bu yöntemin püf noktası kendimizi gencin yerine koyarak " Ben olsaydım ne hissederdim?" diye düşünmek ve gencin ifade ettiği duyguları isimlendirerek yansıtmaktır. Örneğin : Fizik dersini hiç anlamıyorum. (Genç ne hissediyor? Zorlanma )Yanıtımız: Fizik dersi sana zor geliyor... Yargılama, öğüt verme, eleştirme olmadan sadece onun yaşadıklarını göz önüne alarak gencin ifade ettiği duyguyu isimlendirdik.(Empati kurma)İyi bir dinleyici olmak için neler yapmalıyız? Öncelikle bedensel olarak karşımızdaki kişiyi dinlemeye hazır olduğumuza inandırmalıyız. Başka işlerle uğraşmadan göz teması kurarak dinlemeye başlamaktan bahsediyorum Çünkü yüz yüze olmada en az konuşulan şey kadar yüz ifadesinden de mesajlar alırız. Gözlerinin buğulanması, yüzün kızarması, gözleri kaçırma gibi pek çok sözsüz mesajı algılayabilmemize olanak sağlar. Böylelikle söylenen şeyle verilmek istenen mesaj hakkında bilgi sahibi olmuş oluruz.

Sonra hiç bir çözüm getirme durumunda olmadan sadece sessizce dinlemek bile gençte belli bir boşalıma sebep olacağınız için başarılı olursunuz. Daha sonra aktif dinleme ile sadece ondan aldığınız bilgileri daha sade biçimde ona yansıttığınızda dinleniyorum, kabul ediliyorum mesajını gence verirsiniz. Konuşurken sorununun çözümünü kendi kendine keşfetme olanağını da vermiş olursunuz. Anlaşıldığını, kabul edildiğini, koşulsuz sevildiğini bilen bir gençle iletişim kurmak hiç de zor olmayacaktır. Dolayısıyla sorunlarda kavgaya, isyana, çaresizliğe dönüşmeden rahatlıkla çözülecektir.

 Atamızın ülkemizi emanet ettiği gençliğimize doğru iletişim yöntemleriyle daha iyi anlamak değer vermek ve sahip çıkmak ümidiyle…

 

 

 

 


İzlenme Sayısı:226

  • PAYLAŞ